Yaşam tüm birleşimleriyle hayranlık uyandıran plüral bir cennet. Dolayısıyla İnsan ve yaratıcılığı da… Vücudun tüm parçaları arasındaki kusursuz ilişki gibi insanlık hem sipiritüel hem de edimsel yetimiyle sanat, bilim ve teknolojide çığır açıyor. Yaratıcılığının en estetik yüzü olan sanat, önemi daha iyi anlaşılacak bir çağda varlığını sürdürmeye devam ediyor. Öte yandan Robotik bir çağa ve yaşam tarzına doğru hızla ilerledikçe biz insanlar için iş ve üretim alanı gittikçe azalmaya başlayacak. Yarattığımız robotların gölgesinde bir yaşam sürmeye hazır mıyız? Her sektörde robotlar ilk olarak mesai arkadaşımız olacak, peki ya sonra mı? Sonrası belli ucuz iş gücü çağının aranan çalışanları olarak robotlar patronların gözdesi olacak ve biz insanlara gerek bile kalmayacak.
Robot garsonlar saniyede yüzlerce kahve servis edebilecek, hatta dakikada binlerce pizza yapabilecek!

Çok hızlı ve hatasız matematik hesapları yaparak şirketlerin muhasebeci kavramını değiştirecekler.
Hastalıkların tanı ve tedavisinde rol üstlenecekleri gibi insan müdahalesi olmadan kusursuz ameliyatlar gerçekleştirecekler.
Hatta kokpitlerin hâkimi robot pilotlar olacak, onların kaptanlığında uçacağız. Kulağa nasıl geliyor bilemem ama geleceğin gerçekliği bunlar.

Ama (neyse ki!) duygu ve hayal yetisine sahip olmadığı için robotlar asla bir Mozart olamayacak, ya da bir Da Vinci ya da bir Shakespeare! Önümüzdeki yıllarda sanatın bu sayede önemi daha da anlaşılacak ve altın çağlarından birini tadacak!

Emareler hazır bile! İnsan zekâsının sürekli üretme çabasının bir sonucu olarak kazandığı mekanik yetiler, sanattan beslenerek interaktif döngüye dâhil oluyor. Teknolojinin minimal ve bir o kadar karmaşık mühendislik harikası saatlerde bu gerçeği görmeye başlıyoruz! Yüzlerce yıl öncesine dayanan tablolar bugün ünlü saat markalarının kadranlarına doğru yeniden yolculuğa çıkıyor. Sanat tarihinin unutulmaz eserleri yine insan eliyle tasarlanan saatlerde bir bütünün parçası olmak için bir araya geliyor. Sanata olan ihtiyacın bu denli yoğun hissedildiği bir çağda, resim tarihinin en önemli eserlerini saat kadranlarında yeniden yaşatmak müthiş bir fikir! Haberimizde akıllara kazınan ünlü tabloların hangi saat markalarıyla yeniden yorumladığına bir bakış sunuyoruz.

1. Da Vinci’nin Self Portresi (1512):

Biblioteca Reale di Torino’da sergilenen eser, Belçikalı saat markası Col & Mac Arthur tarafından yeniden yorumlandı.

 

 

 

 

2. Marc Chagall – Opera Garnier Ceiling 1964 – Paris Opera Binası:

Ünlü saat markası Vacheron Constantin 2010 yılında üretim bandını sanat felsefesiyle genişletme kararı aldı. Marka, Fransız sanatçı Marc Chagall’ın Paris Ulusal Opera Binası’nın tavanını süsleyen eserini 15 parçadan oluşan bir koleksiyonla yeniden yorumladı. The Metiers d’Art Chagall & L’Opera de Paris isimli koleksiyon esinlendiği yer olan Paris Opera Binasında bir kutlama ile tanıtıldı. Koleksiyon 14 efsane besteciye atfedildi (Tchaikovsky, Mozart, Wagner, Berlioz, Adam, Gluck, Bizet, Verdi, Ravel, Debussy, Mussorgsky, Rameau, Stravinsky ve Beethoven). Koleksiyonun her bir saati tek üretimli olarak tasarlandı. 14 parçası satılırken The Metiers d’Art Chagall & L’Opera de Paris – ‘Tribute To Famous Composers’ isimli varyasyon satılmayarak, markanın müzesinde sergileniyor.

 

 

 

 

 

 

 

3. Van Gogh Self-Portrait in Front of the Easel -1888:

Jaeger Le-Coultre sanata kayıtsız kalmayan markalar arasında. Ünlü marka Van Gogh Müzesi’nde (Amsterdam) sergilenen ve ressamın kendi çalışması olan otoportreden ilham aldı. Markanın Reverso a Eclipse isimli saati 2016’da satışa sunuldu.

 

 

 

4. Halka yol gösteren özgürlük- Eugene Delacroix 1830:

Resim sanatının başyapıtlarından olan tablo 2.Fransız Halk devriminin en kutsal sembollerinden biri olarak kabul edilir. Genç nesil saat markası Swatch ile ünlü tablo yeniden yorumlandı. Markanın 2019’da ürettiği saat büyük beğeni toplamayı başardı. Tabloyu yerinde görmek isteyenlere duyurulur; 2013’den beri Louvre Müzesi’nde sergileniyor.

 

 

 

5. Adam &Eve (Adem ile Havva):

Birçok toplum ve inanç tarafından kabul edilen Adem ile Havva hikayesine çağdaş dönem de kayıtsız kalmadı. Bağımsız saat markası Corum; Albrecht Dürer, William Adolphe Bouguereau, Masaccio gibi ünlü sanatçıların Günah, Cennetten Kovulma diyalektiğine kendi yorumunu ekleyip harika bir saat üretti. Markanın 50.yıl dönümü şerefine tasarlanan saatte meşhur hikâye kadar Corum’un Bridge (Köprü)’süyle birleşiyor. Tüm Adem Havva hikayelerinin olmazsa olması ağaç yerine markanın imzası haline gelen köprüye yer verilmiş.

 

 

 

 

6. Mona Lisa 1503- Leonardo Da Vinci:

Dünyanın en ünlü tablolarından ( hatta en çok bilinen tablo) Mona Lisa Swatch x Louvre işbirliğiyle kadranları süslemeye başladı. Swatch’un 2019’daki sanatsal atılımlarının en çarpıcı örneği olarak kabul görülen saate Mona Lisa şans getirdi. Eğlenceli tarzıyla klasik sanatı bütünleyen markanın süprizlere devam edeceği söyleniyor. Louvre Müzesi’nde 1797’den beri sergilenen tablo birçok markaya ilham vermeye devam edecek.

 

 

 

 

 

7. Dancers Practicing at the Barre- 1877 Edgar Degas Dancers near a Set- 1888 Edgar Degas Two Dancers Entering the Stage -1877-78 Edgar Degas :

Marc Chagall’dan sonra 2014 yılında Edgar Degas’tan ilham alan Vacheron Constantin, Metiers d’Art serisine yeni bir koleksiyon ekledi. Ünlü Alman ressam Degas’ın dansçıları ve balerinleri tüm naifliğiyle markanın kadranında hayat buldu. Marka ressamın üç tablosundan esinlenilerek üç saat tasarladı. Özel boyama teknikleri ve ayları bulan ince çalışmalardan sonra koleksiyon 2014’de duyuruldu. Metiers d’Art Hommage a l’Art de la Dance isimli koleksiyon sanatın zamansız eserleriyle çok daha zengin. Bu muhteşem saatlere esin kaynağı olan üç tabloyu yakından görmek isteyenler Metropolitan Sanat Müzesi (New York) ve Fogg Art Müzesi’ni ( Cambridge, ABD) ziyaret edebilir.

 

 

 

 

 

 

 

8. Kanagawa Oki Nami Ura 1830-1831- Katsushika Hokusai:

Çok sıradışı bir eser! Great Wave ( Dev Dalga) olarak da bilinen eser Japon sanatçı Hokusai’nin tahta üzerine mürekkeple yaptığı muazzam bir çalışma. Ünlü saat markası Jaeger LeCoultre, ‘ The Great Wave Off Kanagawa’ ile Reverso serisini güçlendirecek bir hamle yaptı. Markanın kendi mine ustaları tarafından uzun uğraşlar sonucu tasarlanan çalışma, zaman kadar sanatı her an hissedebileceğiniz bir saat. Eser, Metropolitan Sanat Müzesi, Los Angeles County Museum Of Art ve British Müzesi’nde sergilendi.

 

 

 

9. The Persistence of Memory – Belleğin Azmi (Eriyen Saatler)- 1931 Salvador Dali
(sergilendiği yer Museum of Modern Art NY):

Gerçeküstücülük denince akla ilk gelen sanatçı kuşkusuz Salvador Dali’dir. Akıllara kazınan Belleğin Azmi tablosunda eriyen saatler birçok tasarımcı ya da çalışmaya ilham olmuştur. Buna kendisi de dâhil. Tablodaki eriyen saatlere form vermeye karar veren dâhiyane sanatçı bronz saat heykeller yaptı. Yıllar sonra Cartier’e de ilham olmayı başardı. Ünlü markanın Baignoire Allogne ve Cartier Crash modellerine ilham perisi olduğu söylenir. ( bir diğer rivayete göre markanın Londra Başkanı Jean Jacques Cartier 1967’de kaza sonucu yanan bir arabada yer alan ve tanınmayacak hale gelen bir Cartier saatten esinlenerek bu modelleri çıkardığı söylenir.)

 

 

 

 

 

 

 

10. The Birth of Venus – Sandro Botticelli (1484-86):

Jaeger LeCoultre mitolojik karakterlerden esinlenerek mistik bir yolculuğa çıkıyor. Ortaçağ sanatçılarından Botticelli’nin dünyaya getirdiği Tanrıça Venüs markanın saat kadranında yaşamaya devam ediyor. Dünyanın en bilinen resimlerinden biri olan tablo, ressamın anavatanı İtalya’da Floransa’daki Uffizi’de sergileniyor.

 

 

 

11. Sunflowers ( Ayçiçekleri) Vincent Van Gogh -1888:

Ünlü ressamın ayçiçekleri serisinden biri olan tablo Reverso serisiyle Jaeger LeCoultre hazinesindeki yerini aldı. Van Gogh’a atfen farklı modeller tasarlayan ünlü marka sanatçının en çok sevdiği renk olan sarıya ayrı bir yorumlama katmış. Sıcak tonların hâkim olduğu saat bu yönüyle cezbeden bir model.

 

 

 

12. The Night Watch- 1642 Rembrandt (sergilendiği yer Amsterdam Rijksmuseum):

Tarih, klasik sanat ve sanatta tarihsel yolculuk… Tüm bu olguları üretim felsefesine ekleyen Jaeger LeCoultre, Reverso serisine Rembrandt’ın unutulmaz yağlıboya çalışmasını eklemeyi başardı. İkinci dünya savaşı boyunca bir rulo içinde sarılı olarak saklanan eser, yeniden yorumlanmayı çoktan hakediyordu.

 

 

 

13. The Kiss – Gustav Klimt 1907-08 ( Sergilendiği yer Östeerrichische Galerie Belvedere):

15 Temmuz 2012 günü Gustav Klimt’in doğum günü anısına Jaeger LeCoultre geleneksel el sanatı teknikleriyle Öpücük isimli tabloyu resmetti. Markanın Atmos Marqueterie koleksiyonuna eklenen model Art Nouveau’nun estetik felsefesini gözler önüne seriyor.