Pırlantanın fiyatını belirleyen ve dünyada uygulanan bir 4C kuralı vardır.
İngilizce kelimelerin baş harflerinden alınarak ortaya çıkmıştır.
Yüzyıllardır uygulanır!
Yüzyıllardır da bir şeyler eklenmemiştir.
O 4C, yüzyıllardır 5C, 6C, 7C olmamıştır!

Taa ki, yaklaşık 2004 yılına kadar.
Ondan sonraki yıllarda modifiyeler yapılmaya başlanıldı!

Nedir bu 4C?
Kısaca:
Cut (Pırlantanın Kesimi)
Colour (Pırlantanın Rengi)
Clearity (Pırlantanın Temizliği ya da Berraklığı)
Carat (Ağırlığı)

İnsanoğlunun tek müdahil olabildiği kesimdir! Onun haricindeki hepsi “Doğanın Parmak İzleridir” !

 

 

Yukarıda değindiğim üzere 4C olarak uygulanırken, 2004 yılında sonra süratle yeni bir şeyler daha eklendi.
Beşinci C!
Bu beşinci C ise iki farklı şekilde kendini göstermeye başladı.
Biri sertifikanın C’si (Certificate), diğeri de güvenilirliğin C’si (Confidence).

Beşinci C olan güvenilirlik kelimesinin, sektörümüzde nasıl sırıttığına şahit olanlardanım!
Satış taktiklerinin, stratejilerinin tükendiğinin ispatı!
Pazarlamanın “the son” sinyalleri!
Mücevher tüketicilerini ikna edememekten dolayı konan bir diğer beşinci C olan Sertifika da öyledir!

Pırlantanın fiyatını etkileyen faktörlerden değildir!
Kesinlikle değildir!
Bu ikisi, satış desteği veren unsurlardır. Bu unsurları satışta kullanabilenler için!
Müşterilere güven vermekte zorlananlar için!

Altın ayarlarının oynandığı ve buna önlem alınamayan bir sektörde, pırlanta ile ilgili önlem alınabilir mi? Alınamaz!
Ne yapılır o zaman…Pırlantanın fiyatını belirleyen faktörlere beşinci C eklenir. Fasulyeden!
Müşterinin de bunu yemesi beklenir.
İyiymiş…