Enteresan şekilde işporta usulü “beş taşlı alyans” lar satılıyor.

Televizyonlarda boy boy reklamlar geçiyor.

Sinemalarda bile karşılaşıyorsunuz.

Satış rakamları çok cazip gibi görünüyor.

Tebrik etmek gerekir ki, enteresan şekilde algılarla oynama stratejisi uygulanıyor.

Beş taşlı alyansta toplam 0.15ct pırlanta var deniliyor.

Basit matematik hesabı ile pırlantanın tanesi 0.03 karat’a denk geliyor.

Yani sektör ifadesiyle 3 santim!!

O, 3 santimlik pırlantayı günümüzde kimse küpe diye takmıyor.

Kaldı ki, yüzük olacak! Hem de beş taşlı alyans.

Bir de montürün tırnak bölümlerine altın yedirmişler ki pırlanta daha büyük görünüyor.

Hep bir satış kurnazlığı.

Satış stratejileri geliştirmek için harcanan bir çaba yok!

Bu konunun bir benzerini Linkedin’de paylaştığımda, sektöre mensup sadece bir kişi savunmaya çalışmıştı.
Gerçi dersini aldı!

Beş taşlı alyansın bir asaleti vardır.

Mücevherin bir adab-ı vardır.

Her şey para değildir.

Beş taşın yeri ayrıdır.

Lâkin görüyoruz ki, sektörün oyuncuları satış taktiklerinde her zaman olduğu gibi çuvallıyorlar.

Küçük semt dükkânlarının yapabileceği tezgâhla satış yapmaya çalışıp bir de üstüne ben mücevher markasıyım demek abesle iştigaldir.

Ama deseler ki, biz kuyumcuyuz. Bakın işte ona sözüm yok!
O zaman çeyrek altın da satarsın, zirkon da satarsın, böyle mıncık pırlanta da satarsın.

İşte o zaman da kendinizi “Mücevherciyim” diye kandırmayacaksınız.

Kuyumcusun sen!

Aslında..
Özünüzde ne iseniz, kimyanızda ne varsa, onu yaparsınız..!!