Karaköy tarafında bir randevum vardı. Kabataş’tan tramvayla gelirken Tophane durağında inip gezerek gitmek istedim. Aslında sanki bir şey dürttü. Yol üzerinde yer alan dalış, silah, dağ malzemeleri satan mağazalara da göz atmak istedim açıkcası. Yolun karşısına (kara tarafına) geçip yürümeye başladım. Derken bir mekânın önünden geçerken dikkatimi çekti.

İlgi çekici bir vitrin yapmışlar. İlk gördüğünüzde bir şey satıyorlar diyorsunuz ama ne olduğunu anlamıyorsunuz. Geçecek gibi olmuşken durdum. Biraz daha dikkatli bakınca enteresan detayların beni daha kapıda karşıladığına şahit oldum. Mimar değilim. Ama mağazacılık paranoyaklığından ötürü her detayı fark ederim. Işık sistemi, kapı, eşik…

İsim de o tarihi sokağa ve çevreye o kadar uymuş ki!

 

 

Bir kaç saniyelik duraksamadan sonra içeri girdim.
Soldaki kahve, çay, servis tezgahının arkasında duran hanımefendiye burasının kafe mi olduğunu sordum.
Girdikten sonra arka tarafta bir bot gözünüze çarpıyor.
Sağ duvarda dalış malzemeleri.
Dekor sizi iyi bir sallıyor.

Atmosfer harika. Eskiyi de moderni de yoğurmuşlar. İşletmecisi güleryüz ve samimyetle karşıladı.
Dostça!
Dalışa merakım olup olmadığını sordu. Var var dedim de, gözlerim içeriyi tarıyordu. Kendisine de net şekilde buranın çok güzel bir mekan olduğunu söyledim.

Önceden tekne, yat, deniz motor ve dalış malzemeleri satıyorlarmış. Beyaz fayanslardan çevrili soğuk bilindik bir konseptmiş. Değiştirelim demişler. İyi de etmişler. Hem de çok iyi etmişler. Fırsatım oldukça gideceğim bir mekân.

Bir de Türk kahvesi söyledim. Sunumu bile dekora uygun şekildeydi. Acaip de güzeldi.

 

 

Müzik kalitesi on numara. Ses düzeni güzel. Işıklandırma da keza o şekilde. Her baktığınız bir köşede, duvarda farklı detayların farkına varıyorsunuz. Zaten detaylar da bitmeden kahveniz bitmiş oluyor 🙂

Oturduğum yer şark köşesi gibiydi. Hemen yanımdaki masanın ayakları demir zincirden yapılmış. Çok hoşuma gitti.

 

 

Oturduğum duvara hani ne bulmuşlarsa asmışlar gibiydi. Her şeyin detayı vardı.
Sizlere de tavsiye etmem. Mutlaka gidin görün derim…