Paris tutkunları ve moda severler! Yakın zamanda yolu Paris’e düşecekler için ilginç bir lokasyon listemiz var. Turistik yerler arasına en güzel 5 Paris moda müzesini eklemeye ne dersiniz? bu haberimiz, unutulamayacak bir gezi turu yapmak isteyenler için eşsiz bir rehber olacaktır.

Cité de la Mode’dan Palais Galliera’a ve Yves Saint Laurent Müzesi’nden Dizayn’a, Paris’te görülmesi gereken 5 moda müzesine bir bakış sunuyoruz.

 

Le Palais Galliera (Paris Moda müzesi):

Paris Moda Müzesi, Galliera Düşesi Sarayı’nda yer almaktadır. 1978’de müzeyi inşa etmek ve prestijli sanat eserleri koleksiyonunu barındırmak üzere kuruldu. Mimar Léon Ginain bu devasa projeyi tasarladı. 1894 yılında, sergi kompleksi resmi olarak Başkent Paris’in 16. bölgesinde açıldı. Palais Galliera’nın Paris Moda Müzesi olması 1977’ye kadar gerçekleşemedi. Palais Galliera, sabırsızlık yaratan başarılı geçici sergilerle moda severlerin uğrak yerleri arasında yer alıyor.

Alaïa, Dalida, Margiela-Galliera açtıkları sergilerle müzeye ciddi bir prestij kazandırdılar. Geçici sergiler dışında sürekli açık bir müze değil. Halen çalışmaya kapalı olan müze, Chanel’in özel himayesinde. Gabrielle Chanel isimli yeni galerinin açılışı ile 2019’un sonunda müze daha da büyüyecek.

Kurum, tüm yıl boyunca, 18.yy’dan günümüze moda tarihini anlatan köklü koleksiyonları himaye ederek ciddi moda arşivi misyonunu yürütüyor. 670 m²’ye yayılmış ve mimar Dominique Brard tarafından tasarlanan yeraltı odalarında gizemli bir yolculuğa çıkıp birçok couture kostümleri görebilirsiniz. Çeşitli rötuşlardan sonra Halen Miren Arzalluz tarafından işletilen Palais Galliera, Fransa’daki tek kalıcı moda müzesi olacak.

 

 

 

 

 

 

Le Musée des Arts décoratifs(dekoratif sanatlar ve tasarım müzesi):

1905 yılında Louvre Sarayı’nın Marsan kanadında hizmete giren Musée des Arts Décoratifs şehrin önemli uğraklarından biridir. Mimar Gaston Redon tarafından tasarlanan müze, uzun yıllar şaşırtıcı bir dekoratif sanatlar ve tasarım koleksiyonuna ev sahipliği yaptı. Paul Poiret, Madeleine Vionnet, Elsa Schiaparelli, Cristobal Balenciaga, Christian Lacroix ve ayrıca Christian Dior’dan olağanüstü hediyeler… 13.yy’dan 21. yüzyıla kadar uzanan tüm bu aksesuarlarla zengin bir sergi alanı.

150.000’den fazla erkek, kadın ve çocuk moda koleksiyonuyla içinde yok yok diyeceğimiz zengin bir lokasyon. Dries van Noten gibi sansasyonel sergilerin yaratıcısının da bu zenginlik içinde yer aldığını özellikle belirtmek gerekir. 70’inci yıldönümü vesilesiyle verilen ve 700.000’den fazla ziyaretçiyi çeken 2017’deki rüya sergiyle yıldızı parlayan bir moda arşivi.

Ancak son birkaç yıldır ciddi bir restorasyondan geçiyor. Tüm bu bakım sürecini Amerikan finans kuruluşu Stephen A. Schwarzman ve eşi üstlenmiş. 2020 Mart’ında moda galerilerini yeniden açarak yenilenmiş haliyle müze, gidilecek yerler arasına mutlaka eklenmeli.

 

 

 

 

 

 

 

Le Musée Yves Saint Laurent: ( Yves Saint Laurent Müzesi):

3 Ekim 2017’de ikinci durağı olan Paris’te Yves Saint Laurent Paris müzesi adıyla kapılarını açtı. Bilindiği üzere Saint Laurent kariyerinin zirvesini yaşatacak koleksiyonları için bir dönem marakeş’e yerleşmişti. Yıllar sonra marakeşteki inviza evi müzeye çevrildi. Yapı, Fransız Karl Fournier ve Olivier Marty’nin kurduğu mimarlık ofisi Studio KO tarafından tasarlanmış. Saint Laurent’in bir başka mahrem alanı olan Paris’teki moda evi yine benzer bir konseptle tasarlandı.

Şu anda Pierre Bergé – Yves Saint Laurent Vakfı’nın ev sahipliğini yaptığı 5. cadde Marceau’daki tarihi ev, ziyaretçileri ağırlıyor.
450 m²’ye yayılan bu yeni alan; aksesuarlar, eskizler, fotoğraflar, videolar, tematik sergilerle birlikte geriye dönük bir güzergahı barındırıyor. 2016’ya kadar çeşitli sanat sergilerine ev sahipliği yapan mekan, bugün “müze” unvanıyla başta yabancı turistler olmak üzere ziyaretçi akınına uğruyor.

Ziyaretin zirvesini, Yves Saint Laurent’in 1961‘de kurulan Paris moda evinin kökenine giren stüdyonun atmosferiyle yaşayacaksınız. Jean-Michel Rousseau tarafından tasarlanan Yves Saint Laurent Paris müzesi, etkinlikleriyle evin orijinal atmosferine çekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

La Cité de la Mode et du Design (Moda ve Tasarım Şehri):

1907 yılında inşa edilen Paris Limanı’nın eski bir endüstriyel deposunda yer alan mekân, 13. bölgenin tüm modaya uygun vahşi yaşamını memnuniyetle karşılamakta. Ziyaret ederken mutlaka yapmanız gereken şey, çatıdaki su kaynağının nefes kesen manzarasının keyfini çıkarmak.

Moda alanında kariyer yapmak isteyen öğrenciler için ciddi bir referans olmasıyla da önem arz eden bir kuruluş. Özellikle Fransa’nın köklü moda okullarından IFM öğrencilerinin eserleri için bir sergi alanı görevi yürütüyor.

Sanatsal ve yaratıcıyı onurlandıran geçici sergilere ev sahipliği yapan müze, 2015 yılında Fransız modasının en iyi okuluna yaklaşık 30 yıldır referans alanı oluşturuyor. Güncel müzeyi ziyaret edilmesi gereken yerler arasına mutlaka ekleyerek unutulmaz bir deneyim yaşayın.

 

 

 

 

 

Le Musée de l’Éventail ( Fan Müzesi):

Türün öncüsü olan Atelier Anne Hoguet – Musée de l’Éventail, zarif moda aksesuarlarına adanmış ilk kuruluşlardandır. 1993’ten bu yana, 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar 2500 parça sergileniyor.
Birinci sınıf dekorasyona sahip odalarda: anıtsal şömine, mavi iplikle kaplanmış duvarlar, altın iplikle ve kumaşlarla süslenmiş duvarlar, dolgun ve sarkan avizeler…

Hoguet koleksiyonunun çalışma aletleri, ipek, organze, dantel veya tüyleriyle, nadir kumaş ve malzemelerin keşfi için şiirsel bir parantez. Eşsiz bir atmosfer.