Ertesi gün avukat arkadaşımın yanına istediği evraklarımla gittim. Oturma çalışma iznimle ilgili işlemleri başlattı.
Seninle uğraşacaklar çünkü sen alacakların için dava açar ve kazanırsan ki, kazanırsın. O zaman senin davan emsal teşkil edecek dedi. Bunu istemeyeceklerdir. Onlar için iyi olmaz dedi.
Bekleyelim ve görelim dedim.
Avukat arkadaşımın ofisinden ayrıldım. Hava her daim sıcaktı. Yol boyunca yürüdüm.
Bütün yıl kıyafetimiz bermuda, parmak arası terlik, t-shirt ve kep olurdu.
Avukatın ofisi Playa del Carmen’de olduğu için evimizin olduğu Puerto Aventuras’a dolmuşla gidip geliyordum. Dolmuşları ise Türkiye’de lüks araç sınıfına giren Dodge Van’lardandı. Klimalı. Püfür püfür…

Eve geldiğimde eşimin yüzünden stresli olduğu çok belirgindi. Sence bizi ne zaman evden çıkartacaklar diye sordu.
Muhtemelen ay sonu, çünkü kirası ödenmiş dedim.
Ne yapacağız dedi.
Yol haritası çizecek durumda değilim. Dikkatlice düşünüp hareket etmemiz gerekiyor. Adamlar benimle uğraşacak. Sınır dışı ettirmeye çalışacaklardır. Burada kalmamı engellemek için ellerinden geleni yapacaklardır. Çok dikkatli olmalıyız, çünkü, kanunsuz yollara da başvurabilirler.
Eşim nasıl yani dedi.
Her şey olabilir dedim. Dikkatli ve tedbirli olmamızda fayda var…

 

Mr.Sagel blog meksika anıları

 

Bütün gün evden dışarı çıkmadık. Küçük kızım bahçede yan dairenin çocuklarıyla dillerini bilmeden ve hiçbir şeyden habersiz mutlu bir şekilde oynuyordu.
Gece uyuyamaz olmuştum. Evin yüksek pencereleri sürgülüydü ve direk bahçeye bakıyordu. Kolay açılabilen bir kilit sistemi vardı. Çok kereler kalkıp, sessizce etrafı dinlerdim. Kendimce bazı tedbirler almıştım.

Aradan bir hafta geçti. Kafa olarak toparlanmaya başladık. Buradan taşınacaktık ama nereye?
Playa del Carmen’e gitsek, (neredeyse) her hareketimizden haberleri olacaktı. Orada çalışamazdım da. Çünkü oturma çalışma iznimin durumu belli değildi. Kaçak çalışmam da başıma daha büyük sorun açardı.
Cancun’a taşınmaya karar verdik.
Birikimlerimizin bir kısmıyla çook eski model bir araba satın aldım. Ford Topaz.. 3 bin dolar ödemiştim.
Ay sonu yaklaşıyordu. Bütün eşyalarımızı toplamaya başladık. Bu arada Meksikalı arkadaşlarım ev bulmam için yardım ediyordu. Hiç bir Türk eleman neye ihtiyacım var diye sormamıştı. Biri hariç.. Sadık..!!
Ne zaman maddi olarak başım sıkışsa ondan destek alırdım.
O da Lapis’te çalıştığı için bir yere kadar yardım edebiliyordu.
Diğerleri ise bir kere sormadı..!!

 

Mr.Sagel blog meksika evleri

 

Ev bulduk ve taşındık. Playa del Carmen’deki emlakçıya elektrik su vesaire aidatları ödedikten sonra, temiz kağıdı aldım. Evleri kendisi Lapise kiraya veriyordu. Lapis onun iyi müşterisiydi. Ve en önemlisi Meksikalıydı. Hakkımda şikayette bulunsa, canıma okurlardı. Her adımımı hesaplayarak atıyordum. Her an başıma bir şey gelebilir hissi ve tedirginliğiyle yaşıyordum. Aileme fark ettirmiyordum. Eve aynı yoldan gidip gelmiyordum.

Lapisten tamamen ayrıldım. Bir kere daha görüşmek istediler. Bu sefer görüşmeye Meksikalı insan kaynakları müdürü kadın ile bir avukat geldi. Bunu beklemiyordum. Ben de avukatımı aradım. Hiçbir şey konuşma oradan ayrıl dedi. Onların avukatının kartvizitini mutlaka al dedi.
Masada ayağa kalktım. Avukatım konuşmamamı istedi. Gitmem gerek dedim. Lapis’in avukatından kartını istedim. Uzattı. Oradan ayrıldım ve benim avukata, Lapisin avukatının bilgilerini verdim. Heey dostum..En pislik adamı tutmuşlar dedi..!!
Yani dedim..
Sorun yok.. Bir daha çağırırlarsa bana önceden mutlaka haber ver dedi.

Ertesi gün ofisine gittim. Nasıl çalışabilirimi öğrenmek istedim. Para kazanmam gerekiyordu. Cepten bayağı bir harcama yapmıştım. Cennet denilen Cancun’da cehennemi yaşıyordum.
Haftada bir kere internet kafeden maillerime bakabiliyordum. Arkadaşlarımdan gelen maillerde, çok şanslı olduğum, cennette yaşadığım filan yazıyordu. Başımdan geçenleri kimseye anlatmamıştım.
Özel hayatımla ilgili her şeyi anlatan, dertleşmek ihtiyacı duyan biri değilim. Kol kırılır yen içinde kalır felsefem vardır. Dışarıdan her şey güllük gülistanlıktı…

Avukatım bana çalışabileceğimi söyledi. Ama FM3’ümü Lapis rüşvet vererek iptal ettirmiş. Avukatım da duruma itiraz etmiş. İtiraz süreçi devam ettiği süreçte çalışabilirmişim. fakat yine de kanunda boşluklar varmış.
Avukatım dosyamı Cancun immigrasyon ofise aldırmak için uğraş veriyordu. Çünkü, Cancun merkez ve büyük bir ofis olduğundan rüşvetle işlem yaptırmak daha zordu. Ayrıca Lapisin orada bağlantısı yokmuş.

 

Meksika

 

Ve ben nasıl iş bulacağımı bilemeden, iş aramaya başladım. Şuursuzca, mağazaları, caddeleri, avm’leri gezdim. Mağazalara girip eleman arıyor musunuz diye soramadım.
Öylece bir kaç gün geçti.
Bir gün eşim ve kızımla La Isla alışveriş merkezini gezerken, Bulgari mağazasını gördüm. Küçük bir butikdi. Avrupadaki gibi lüks mağaza imajı yoktu.
Sonra diğer lokal markaların mücevher mağazalarını gördüm. İçeri girip de iş bakıyorum diyecek cesareti bulamadım.
Eşim de iş arayışımın olduğunu bilmiyordu. Ona söylememiştim.
O gün sadece gezdik.
Akşam yattığımda ertesi günün planını yapmıştım. Cesaretimi toplamıştım.
Sabah aynı coşkuyla kalkmayı istiyordum. Öyle de oldu. Enerjim tavandı. Uzun bir aradan sonra…

Şık giyindim. Bermuda, parmak arası terlik hariç. La Isla alışveriş merkezine gittim. Açık hava bir alışveriş merkezidir. Amerikalı turistler yoğunluktadır. Gemilerden turlarla gelirler.
Bir iki mağazanın önünde gözlem yaptım. Sonra bir şey beni Bulgari mağazasına çekti. Çalışanlara göz gezdirdim. Yabancı personel çalışmıyordu.
Sonra kapıda patrona benzeyen biri dikkatimi çekti. Sezgisel yanına doğru yürümeye başladım. O da beni gördü. Merhaba dedim. Buranın yöneticisi misiniz diye sordum.
Sahibiyim dedi.
Ben mücevherciyim dedim.
Taş ya da ürün almıyoruz dedi.
Ben onlardan değilim. Lapiste çalışıyordum. İşten ayrıldım. İyi satışlar yapacağım bir yere bakıyorum dedim. Dikkatini bana verdi. Nerelisin dedi. Türküm!
Lapisi duydum. Büyük bir operasyon dedi. Neden ayrıldın?
Sundukları şartlarla ilgili sözlerini tutmadılar..!
İyi satıcı mısın?
Görmeniz gerekir. Ben kendi reklamımı yaparsam sizi kandırabilirim.
Hangi şartlarda çalışırsın?
Bana maaş vermeyin..!
Şaşırdı..!!
Sabit maaş istemiyorsun öyle mi?
Evet.
Burada satışlarınızı arttıracak bazı uygulamalar için bana serbestlik verin sadece dedim. Sattıklarımdan yüzde alırım..!!
Hoşuna gitti. Ne de olsa maaş olmaması cazip gelmişti.
Bir kafeye davet etti. Oturduk. Tüm detayları konuştuk. İleride olası bir sürpriz sorunla karşılaşırsam, mahçup olmamak için, içinde bulunduğum durumu net olarak anlattım. Ve el sıkıştık.
Ne zaman başlarsın?
Yarın..!!
Çok güzel dedi.
İyi şanslar diledi.
Yeni bir dönem başlıyordu…