Kesinlikle doğru bir düşünce olduğuna inanıyorum. Benim gibi düşünenler de vardır. Bu kadar basit olmamalı. Sermayem var, hoop kuyumcu açalım.. O kadar kolay olmamalı. Özel izinlerle açılabilmeli..!!

Sektöre bir dünya dolandırıcı girmiş durumda..!!
Sektörel haberlerde de gündemde sürekli. Sahte Cumhuriyet altınları.. Sahte bilezik üretimi ve satışı..!! Sahte taşlar..!!
Odalar ve kuruluşlar da bunların peşinde haldır haldır koşturuyor..
Ne gereği var?
Kanun çıkartılması teklifinde bulunulsun.. Sert koşullarda izin alınabilsin.
Sadece küçük ya da orta ölçekli esnaflar için değil.
O büyük markalar için de kanunlar olmalı..
Bir ürün için değerli taşların toplam karat ağırlığı 1,20 ct deniliyorsa, 0,89 ct çıkmamalı..!!
Doğal safir deniliyorsa, boyalı çıkmamalı..!!
Pırlantanın rengine F deniliyorsa G+ çıkmamalı..!!
Bu ahlaksızlıkları yapıp da, piyasada dürüst iş adamı diye fink atamamalı..!! İhracat lideriyiz biz diyememeli..!!

Şirketler, personel alırken, yönetici alırken nasıl irdeliyorsa, aynı şekilde yapılmalı..

– Temiz kağıdı.

– Üniversite diploması.

– En az 10 eğitim sertifikası.. (finans, strateji, yönetim, marka, ürün, teknoloji eğitimleri gibi..)

– İki kefil.

– Sermaye taahhütü.

– Banka teminat mektubu.

– Bütçe planı – Yatırım planı ve daha başka belgeler de istenilmeli..

 

 

İşte o zaman sektör düzelmeye başlar. Değerini kazanır. Güvenini kazanır. Daha az firma olur ama verimli olur. Rekabet düzenlemeleri de daha kolay yapılır. Altını istediği fiyata satamaz. Yüklüce cezayı yer..!!
İki defa tekerrür ederse, şirketi kapatılır..!!
Abidik gubidik yok..!!

Yıllardır şikayetler şikayetler.. Yok o hırsız, yok bu şöyle satıyor.. Sağlam düzen ve kontrol altına alınsın. Değerli bir sektörden bahsediyoruz..
Tüketicilerin yer yer kandırıldığı sektörden.
Sentetik pırlanta da yayılmaya başladığında nelerin olabileceğini tahmin etmek zor değil..
Bunca zaman zarfında bu şekilde önlem alınması için somut adımların atılmamış olması da ilginçtir.
“Biz zamanında böyle bir proje üzerinde çalışmıştık..” gibi bahaneler gelebilir. Geçerli bir neden değil..!!

 

 

Sonuna kadar gidilmesi gereken bir sorun.
Sektöre biraz daha tahsilli, vizyoner insanların dahil olması gerekiyor. Köyünde arsasını, traktörünü satıp da, kuyumcu olunamasın.. Evet..!! Sektörün ciddi kriterleri olmalı.. Bu kadar net söylüyorum..

Adam “ben 30 yıldır sektördeyim. Elmas ayrı pırlanta ayrı madendir.” diyor bana.. Bunu demeyecek daha doğrusu diyemeyecek eğitim seviyesinde insanlardan oluşmalı sektör.
Doktorluk, avukatlık gibi. Temel kriterler mecburi tutulmalı.. Her isteyen kuyumcu, pırlantacı olamamalı..!!

Bilinçsiz, eğitimsiz, görgüsüz ve yobaz bir kesimin, kendisine saygısı olmadığından dolayı, ne müşteriye, ne çalışanlarına, ne de sektöre saygısı olmaz. Sattığı değerli ürünü “mal” diye görür. İstediği gibi hareket eder. Çünkü somut ve katı yaptırımlar yoktur.
Zaten dizginlerin bir kısmı, bir kaç kişinin (duayen diyorlar birbirlerine) elinde olmasından mütevelli istedikleri gibi at koşturuyorlar.
Bu da elbet bir gün hizzaya sokulacaktır..!!