Ve insan sinemayı yarattı! Unutulmaz aşkları, savaşları, bilim kurguları, heyecan dolu yarışlarıyla her zaman bizi yansıttı bu yedinci sanat. Kimi zaman konusu, kimi zaman parlayan yıldızları, kimi zaman da akıllara kazınan ilginç detaylarıyla hala konuşulmaya devam ediyorlar. Detay deyip geçmeyin! Bazen bu detaylar koca bir prodüksiyonun en pahalı kısımları olabiliyor. İşte en az oyuncular kadar rol çalan mücevher ve saatleriyle unutulmaz filmlerin yükte hafif pahada ağır detaylarını sizler için seçtik.

 

Gentlemen Prefer Blondes (1953):
Yönetmen koltuğuna Howard Hawks’ın oturduğu müthiş bir müzikal romantik komedi. Marilyn Monroe, Jane Russell’in güzellikleri kadar oyunculuklarıyla hayran bıraktıkları unutulmaz bir film. Kitaplaştırılan eserin günümüzde bile “Sarışın kadın aptaldır!” fikrini çürütecek felsefik ve bir o kadar da ilginç diyaloglarıyla eğitici bir yapıt.

Film, zengin olmayı isteyen sarışın bir kadının zengin erkekleri kendine nasıl çekebileceğini anlatıyor. Müzikal sahnelerde Marilyn, tüm dişiliği, sarı saçları, kırmızı ruju ve giydiği kostümüyle nefeslerimizi 66 yıldır kesmeye devam ediyor. “Pırlantalar bir kadının en yakın dostudur.” der Marilyn bir sahnede. Öyle ki Marilyn, Harry Winston’a gönderme yaptığı bir mücevher marşıyla bile bu derin tutkusunu gözler önüne seriyor. Filmde kullanılan parıltılı tüm parçalar gerçek pırlanta olup markaları konusunda net bir bilgi yok.

 

 

 


 

Tiffany’ de Kahvaltı (1961):
Moda ve sinema tarihinde yeri bambaşka olan müthiş bir prodüksiyon. 1961 yapımlı filmin yönetmenliğini Blake Edwards yaptı. 2,5 milyon dolar bütçesiyle, oyuncu kadrosuyla kült haline gelmiş harika bir eser. Aynı isimli kitaptan uyarlanarak beyaz perdeye taşınan filmin başrol oyuncuları Audrey Hepburn, George Peppard’dır.

New York sosyetesinin suni zengini ama doğal güzeli Holly, çevresindeki zengin erkekleri kendine çeken muzır bir karakterdir.
Kaçamak yaşadığı her geceden sonra sabah kahvaltısını New York ‘un ünlü caddesindeki Tiffany’nin vitrinine karşı yapar. Bir önceki günün etkisinden arındığı ve bir sonraki planı için enerji toplayabildiği tek yerdir Tiffany.

Bir süre karşısında sessizce kahvaltısını yaparken izlediği bir kolye var ki bugün bile konuşulmaya devam ediyor. Markanın efsane tasarımcısı Jean Schlumberger tarafından tasarlanan kolye 128,54 karatlık sarı pırlantasıyla güzide bir parça. Filmin gösterime girdiği yıl Oscar ödül törenine bu ünlü kolye ile katılarak Audrey, markaya uğur getirdi. Yankısı süren kolye, markanın 2012’de 175.yıldönümü şerefine yeniden tasarlandı. 2019’daki Oscar’a bu kolyeyle katılan Lady Gaga’nın en az Audrey kadar ihtişamlı bir şekilde taşıdığını eklemek gerekir.

 

 

 


 

Cleopatra (1963):
Sinema dünyasının en ihtişamlı tarihi filmlerinden Cleopatra‘dan bahsetmemek olmazdı. Yönetmen koltuğuna Joseph Mankiewicz, Rouben Mamoulian, Darryl Zanuck’un oturduğu film gelmiş geçmiş en geniş çaplı prodüksiyonlar arasında gösteriliyor. Film için yaratılan şehirler, kostümler ve birçok detay için 44 milyon dolar harcandı.

Detaylar içinden en dikkat çekenler ise Cleopatra rolüyle Elizabeth Taylor’a ait. Kostümleri ve takıları için koca bir servet harcandı dersek abartmış olmayız. Takılarıyla Cleopatra, hala konuşulmaya devam ediyor.
Saç aksesuarlarından, zarif bileklerini süsleyen cufflara kadar tüm mücevherler Bvlgari’ye ait. Rolü gereği taktığı mücevherlerden sonra gerçek hayatta da tam bir Bvlgari hayranı oluverir Elizabeth. “İtalyanca bildiğim tek kelime Bvlgari’dir.” diyerek markaya olan hayranlığını her fırsatta dile getirdi güzel oyuncu. Yıllar sonra Bvlgari, hem film hem de güzel oyuncu anısına yeni tasarımlar yaparak bu derin bağı korumaya devam ediyor.

 

 

 

 


 

Casino (1995):
52 milyon dolarlık bütçesiyle sinema tarihinin başarılı yapımları arasında gösterilen filmin başrol oyuncuları Robert de Niro, Sharon Stone ve Joe Pesci’dir. Film, Las Vegas kumarhane baronlarının cinayet ve ihanete kadar uzanan rekabetini konu alıyor. Entrika sarmalına bir de karşılıksız aşk ve esaret dolu bir evliliğe rağmen zenginlikten vazgeçemeyen çaresiz bir kadının ihtiraslı yaşamı eklendi. zenginliği için Sam ile evlenen Ginger (S.Stone), kocasının boşanmamak şartıyla hediye ettiği Bvlgari mücevherlerine saplantılı bir şekilde bağlanır.
Film boyunca sık sık markaya ait takılarıyla gördüğümüz Sharon Stone “lüks marka takıntısı”nın aslında psikolojik gerçeklerini ve yaratacağı sonuçları gözler önüne seriyor. Filmin yönetmeni Martin Scorsese, stilist ve kostüm tasarımcıları Rita Ryack ve John Dunn’ı iddialı bu mücevherler için görevlendirir.
Takılar için ayrılan bütçe tam olarak 1 milyon dolardır. Film kadar Sharon Stone ve Robert de Niro’nun canlandıracakları karakterler için ciddi paralar harcandı. Sonuç mu? Müthiş bir oyunculuk, başarılı bir yapım ve paha biçilmez mücevherlerle birçok ödüle layık görüldü. Bvlgari’nin ışıltısı yüzünden gölgede kalan lüks bir detay daha var. Sam’in (Robert De Niro) taktığı Piaget lapis ve mercan işlemeli kol saatleri de listeye girmeyi hakediyor.

 

 

 

 


 

Titanic (1997):
Senaristliğini ve yönetmenliğini James Cameron’un üstlendiği kült yapıt. 200 milyon dolarlık bütçesiyle sinema tarihinin en pahalı eserlerinden biri olarak gösteriliyor. İki başrol oyuncusuna (Kate Winslet ve Leonardo De Caprio) büyük şöhret kazandırdı. Ve Oscar’dan neredeyse tüm dallarda ödül toplayarak rekora imza attı. Pahalı bir yapıt olunca gözler ilk olarak zengin tabakayı gösteren sahneleri arıyor. Birbirinden şık kostümler, zengin kadın yolcularının meşhur beş çayı molaları, inci küpeler ve kolyeler ve dahası…
Filmde esas yaşanan büyük aşk ve gemi faciası kadar odaklanmayı hak eden lüks bir detay var ki, tüm bu sıraladığımız zenginlik göstergelerini geride bırakıyor. Son sahnesine kadar unutulmaz aşkın sembolü olarak rolünün hakkını veren ihtişamlı bir kolye. Kolyeyi biraz daha yakından tanıyalım. Kendisi Okyanus’un Kalbi diye tanınır.

Kaşıkçı elmasıyla yarışacak büyüklükteki bu elmas nadir görülen türden. Mavi renkli elmas, ihtişamı kadar sahiplerine getirdiği felaketlerle de tanınıyor. Eğer gerçekliği söz konusu ise son felaketi Titanik’in batışı oldu.
Film yapımcıları bu olayın gerçek olma ihtimalini düşünerek filmde bahsi geçen kolyenin benzerine rol verirler. Hem de ne rol! Kolyenin aynısını film yapımcıları İngiliz marka Asprey‘e yaptırırlar. Gerçeği kadar ilgi gören kolye, mücevher markasına çok paralar kazandırarak en az oyuncular kadar ünleniyor.

 

 

 

**

İletişim:
avesta.asiva (instagram)
Jaquetdrozfanpage (instagram)