Yazı dizimiz tüm hızıyla devam ediyor. Rotamızı Amerika ve Türkiye’den sonra Uzakdoğu’ya çeviriyoruz. Son yıllarda yükselen Uzakdoğu ekonomisiyle beraber Doğu pazarı ilginç bir cazibe merkezi haline geldi. Bu sayede Uzakdoğu kültürü ve sanatını yakından görme fırsatımız oluyor.
Meğer ne cevherler varmış, dedirtecek birbirinden başarılı mücevher markaları, zenginleşen Uzakdoğu gücüyle uluslararası piyasada yer edinmeye başladı.
Bu tespitimizin en çarpıcı örneklerinden biri Cindy Chao. Vakit kaybetmeden Uzakdoğu’nun yükselen yıldızlarından genç tasarımcı Cindy ile tanışalım. Durağımız Tayvan.

 

CINDY CHAO

 

Üç kuşak aile başarısının genç sürdürücüsü olan Chao, genetik sanatçılığın şanslı örneklerinden. Dedesi, Tayvan’da yüzlerce tapınağı tasarlayan ve çoğu ulusal anıt olarak kabul edilen seçkin eserlerin mimarıdır. Dedesi sayesinde Cindy, boyut konusunda geniş bir algı yeteneğine küçük yaşlarda sahip oldu. Heykeltıraş babası sayesinde formlara dair teknik bilgi edindi. Küçük yaşlarda, babasının çırağı olarak uzun yıllar el becerisini geliştirme fırsatı buldu. Tüm bu süreç sayesinde gerçek yaşam ve ona dair her gerçekliği; açıları, derinlikleri ve boyutlarıyla görüp tasarımlandırabildi. Zamanla gözlem yeteneğini geliştirip, karmaşık şekillendirme tekniklerinde uzmanlaştı. Tek başına yola çıkmak için her şey hazır!

 

 

Mücevher tasarımcısı olmaya karar veren Cindy, yola kendi kültürünün sanatsal zenginliklerini araştırmakla başladı. 18. yüzyıl kuyumculuk tekniğine merak sarıp üzerine derin araştırmalar yaptı. Kültürünün kuyumculuk mesleğine dair dolu geçmişini gören Cindy, bu geleneği devam ettirme kararı aldı. Tasarımdan, üretime bir bütün atölye sürecinin gerektirdiği tüm teknik bilgileri almayı başardı. Cindy, ülkesinin başarısı uluslararası alana yayılmış kadın tasarımcısı olarak, CINDY CHAO The Art Jewel’i 2004’de kurdu.

Her güzel mücevher parçasını minyatür bir sanat eseri olarak yorumlayan tasarımcı karmaşık heykelleri, kıymetli metal ve taşlarla tamamlayan özgün bir tekniğe sahip. Çalışmalarını tamamlamadan önce, balmumundan modellemeler yapan tasarımcı, işin sadekarlık kısmında ise çoğunlukla 18.yy kuyumculuk tekniklerinden yararlanıyor.

 

 

Genellikle natürel formlar yaratan Chao, yoğun değerli taş süslemeleriyle kendine has sofistike bir stile sahip. İki önemli müze kalibreli koleksiyon ortaya çıkardı: Black Label Masterpieces ve White Label Collection. Sanatçıya ait bu iki koleksiyon müze kalibreli olup, Uluslararası platformda yoğun ilgi görüyor. Dikkat çeken çalışmalarıyla marka, Beijing Today Sanat Müzesi, Tokyo Mori Sanat Müzesi ve Masterpiece Londra’da sergilendi. Cindy Chao, Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’ne çalışmaları konmuş ilk çağdaş mücevher sanatçılarından biri oldu.

 

 

Batıda ilgiyle takip edilen marka, son zamanlarda kırmızı halı ve özel davetlerde birçok ünlü yüz tarafından tercih ediliyor. Son olarak Julia Roberts, Ivanka Trump ve daha birçok popüler isim, markanın daimi müşterileri arasında. Markanın birçok ürünü saygın müzayede kuruluşlarında yüksek fiyatlarla alıcı buluyor. Kültürünün kuyumculuk alanındaki dolu geçmişini inovatif yanıyla birleştiren genç tasarımcı, yeni koleksiyonu için çalışmalarını sürdürüyor.